Korkuluk Mucizesi
Yazan : Aşkın Yaka
Barbaros Köyü'nde yıllardır tarım yapılmamaktadır. Tarlaların büyük bir kısmı boştur. Sahipleri gelecek de ürün ekecek diye bekleyen korkuluklar düşman oldukları kuşlar ve domuzlarla adeta dost olmuştur. Bu durumdan çok rahatsız oldukları için beklemeye tahammülleri kalmamıştır. Sonunda hep birlikte köye gitmeye karar verirler. Bazısının elinde bir fidan bazısında ise bir tutam lavanta vardır. Amaçları köylülere ve ziyaretçilere şirin görünerek boş tarlaları hatırlatmak ve onları üretime çağırmaktır.
Köye vardıklarında kötü bir sürprizle karşılaşırlar. Bir çoğunun sahibi ölmüş, bazıları da değişmiştir. Sağ olanların da tarımla ilgisi kalmamıştır. Gençler, miras yolu ile küçülen tarım arazilerinin artık ekonomik olmadığını gerekçe göstererek kente göçmüş ve başka iş alanlarına yönelmiştir. Köy artık eskisi gibi değildir.
Korkuluklar boş tarlalar kadar, köyün yeni haline de üzülürler. Çünkü sorun sadece ekilmeyen tarlalar değildir. Köyü özgün kılan tüm değerler unutulmaya başlanmıştır. Gelenekler ve kültürel değerler hızla kaybolmaktadır.
Korkuluklar durumun vahametini görünce bu işi tek başlarına yapamayacaklarını anlarlar. Duyarlı buldukları bir grup insanla işbirliği yapmaya karar verirler ve anlaşırlar. Köyün yok olan değerlerini korumak ve yeniden canlandırmak konusunda ilk yapılması gereken iş farkındalık yaratmaktır. Bu amaçla insanlar tarafından ortaya atılan bir festival düzenleme fikri tüm korkuluklar tarafından da benimsenir ve hazırlıklar başlar.
Festival boyunca her unutulan değer bir ya da birkaç korkuluk tarafından canlandırılacaktır. Böylece korkuluklar arasında bir rol paylaşımı heyecanı başlar. Onları hazırlayacak olan insanlar da heyecanlıdır. Çünkü yapılacak iş, kalıcı toplumsal faydalar sağlayacak ve en başarılı bulunan çalışmalar ödül alacaktır.
Önce roller belirlenir,
Köyün en renkli seremonilerinden olan kına gecesi ile başlanır. Kına gecelerinin baş aktörü "Kınalı gelin korkuluğu" hazırlanır. "Yakası karanfilli damat korkuluğu" da yanındadır. Biraz ileride "Harmandalı oynayan korkuluk" vardır. Korkuluklar o kadar iyi hazırlanırlar ki insanlardan birkaçı onların büyüsüne kapılıp harmandalı oynamaya başlarlar. Derken festivalde "Harmandalı oynama yarışması" olsun fikri ortaya çıkar.
Köy için geçmişte olduğu gibi günümüzde de su kaynakları hayati önem taşımaktadır. Dolayısı ile köyde bulunan çok sayıdaki kuyunun korunması ve yaşatılması gereklidir. Bu nedenle "Kuyudan su çeken korkuluk" yapılır. Kuyudan su çekmenin nasıl bir şey olduğunu denemek isteyen birisi bu işlemin hiç de kolay olmadığını görünce festivalde bunu da yarışma konusu yapalım diye bir karar alınır.
Diktiğimiz ürünler para etmiyor, diyerek tarlalarını işlemeyen üreticiye, "bari ağaç fidanı dikin de hiç olmazsa tarlanız boş kalmasın" diyen "Fidancı korkuluk" hazırlanır. Ellerinde ağaç fidanları vardır. Fidancı korkuluk, festival sponsorları sayesinde satın alınacak ağaç fidanlarını Barbaros'ta boş tarlası olanlara belirli sayıda ücretsiz olarak dağıtacaktır.
Yöresel yemekleri yaşatmak ve ziyaretçilere öğretmek için bir elinde kepçe, diğerinde tava olan "Aşçı korkuluk"yapılır. Aşçı korkuluk, beraberinde festival için "Yöresel ev yemekleri yarışması" fikrini de getirir.
Köyde eski taş evler yıkılıp yerlerine betonarme binalar yapılmaktadır. Bu yüzden köyün sevimli, doğal ve mütevazi görünümü hızla kaybolmaktadır. Bu konuda da farkındalık yaratmak gerektiğini düşünen insanlar "Dam loğlayan korkuluk" fikrini ortaya atarlar. Yaptıkları korkuluğu halen ayakta kalan ve çatısı toprak olan eski bir evin üzerine yerleştirirler. Bu korkulukla beraber festival için "En güzel kapı önü yarışması" fikri oluşur.
Köyün kadınları çeyiz sandıklarında kuşaklar öncesinin el yapımı hazinelerini saklamaktadır. Bu hazineler belki de yüzyılı aşkın zamandır övgülü sözler duymamış, hayranlıkla bakan gözlere rastlamamıştır. Hatta belki de son sahiplerinin aklında bile değillerdir. İnsanlar bu değerlerin de farkındalığını sağlamak için "Çeyizim sergide" fikrini geliştirirler. Bu amaçla bir mekanı sergi salonu yaparlar. Kapısına da geleneksel kıyafetler içindeki "Sergici korkuluğu" yerleştirirler.
Köyün kaybolan en güzel değerlerinden birisi de hikayeleri, masalları ve gönülleri kaynaştıran sohbetleridir. Ancak televizyon denilen alet gönüllerin arasına kara kedi gibi girmiştir. Korkuluklar sahiplerinin bu haline de çok üzülürler. Bu konuya da dikkat çekmek için sehpa olarak ortaya konulan eski bir televizyonun üzerinde kahve içip sohbet eden iki adet "Muhabbetçi Korkuluk" yapılır.
Sonunda vurgulanması gereken konular tespit edilmiş ve roller dağıtılmıştır. Kararlaştırılan festival tarihi yaklaşırken bütün korkuluklar ve insanlar heyecan içindedir. Köylülerden bazıları yapılanları eleştirse de çoğunluğu desteklemektedir.
Nihayet beklenen gün gelir çatar. Etkileyici bir açılış töreninden sonra festival başlar. Yöre türküleri, halk dansları, yemekler, yarışmalar derken köy bir şenlik alanına dönüşmüştür. Köye gelen ziyaretçiler her sokakta farklı bir sürprizle karşılaşırlar. Korkuluklarla insanların işbirliği festivale katılan tüm ziyaretçileri adeta büyülemiş, festival amacına ulaşmıştır. Ziyaretçiler korkuluklarla eğlenirken, asıl güzelliklerin kaybolan değerlerde saklı olduğunu anlarlar.
Festivalin etkisi o kadar büyük olur ki hızla çevre köylere de dağılır. Tarlalar yeşermeye, gelenekler yeniden canlanmaya başlar. Zaman içerisinde ülke genelinde markalaşan ve örnek gösterilen Barbaros Köyü kırsal kalkınmada korkuluk mucizesinin ilk şahidi olmuştur.
Her yerde korkuluk.Bizde oyuk.
Gülümseyin. Barbaros'tasınız.
19-20-21 Mayıs 2017
Barbaros Oyuk Festivali
Urla İzmir
Facebook sayfamızı ziyaret edin.
Lütfen sayfamızı ziyaret edin.